0532 627 09 77 info@silivrihaberhatti.com Silivri: 24°C (Parçalı Bulutlu) 12 Eylül 2026, Cumartesi
BALIKÇI & DENİZ RAPORU
Silivri Kıyıları & Marmara
Denize Açılmaya ve Bal
Dalga
0.2 m
Rüzgar
Poyraz
Hız
7 Kt
Sakin Deniz (Çarşaf Gibi) Detaylı Rapor »
GÜNÜN ÖZLÜ SÖZÜ Tümünü Gör »

Bir elde kadeh, bir elde Kur'an; bir helaldir işimiz, bir haram. Şu yarım yamalak dünyada ne tam kafiriz ne tam Müslüman.

Ömer Hayyam (Şair & Matematikçi)
Lütfü Ertürk
Lütfü Ertürk Köşe Yazarı
26.03.2022
465 okuma | 0 dinleme

Ben Bir Ceviz Ağacıyım

Yaklaşık 10 dk okuma
Ben Bir Ceviz Ağacıyım

Zaman zaman arşivimi karıştırırım ve kendi kendime sorarım; "ulan ben ne zaman yazdım bu yazıyı"!.. Alın bakın yazmışım işte!..

 Açıklama: 

Durup dururken kafama takılır bazı şeyler. Çünkü kötü huyumu bilirim ben, illa karşıtını bulacağım, irdeleyeceğim. Bundan kısa bir süre önce Belma BALCI kardeşimizin bir yazısına takıldım.

Kategori: Lütfü Ertürk

Eklenme Tarihi: 08 Haziran 2009

Geçerli Tarih: 14 Mart 2010 00:01

Site: Silivriliyiz.COM - Silivri'nin Haber Sitesi

URL: http://www.silivriliyiz.com/Silivri_detay.asp?SilivriID=4762

Hayatın farkında olmak ayrıcalıktır. Adlı yazısında farkındalık konusunu işliyordu. Yazı enfes bir sözümüz yok. Ben  metrodaki keman virtüözüne takıldım kaldım..

Belma kardeşimizin yazısına bir bakalım.

Yer Amerika, Sabah erken bir saat. Washington metrosunda bir kemancı, keman çalarak harçlık topluyor. İşe gidenler koşuşturmaca içersinde, kimsenin dikkatini çekmiyor. Üstelik Bach’ın 6 adet parçasını çaldığı halde, neden?

Yer kapitalizmin merkezi; İstersen oyalan, İstersen  geç karşısına kemancının resitalini dinle...

Beş dakika geç kaldığında iş yerinde başına gelecekleri düşün.

Kim bu Kemancı? Joshua Bell

Dünyanın ünlü keman virtüözlerinden biri

Kemanı kaç para? 3,5 milyon $

salonda verdiği konser biletinin fiyatı 100 dolar.

Metroda 45 dakika çalıyor, 30 dolar topluyor dönüp bakan yok.

Yer Londra; Yine soğuk bir kış günü, Londra’nın sokaklarından birinde, Keman Çalıp harçlık toplamaya çalışan bir dilenci. Bütün camlar, kepenkler kapalı. Hava o kadar soğuk ki kimsenin dışarı çıkmaya niyeti yok. Dilenci zor yürüyor hasta! Kemanınla bir şeyler çalmaya çalışıyor. Yanına Kalın paltolu fötr şapkalı bir adam yaklaşıyor ve kemanını istiyor.

-Sizinle Sokağın başına kadar yavaş, yavaş yürüyelim bakalım.

Paltolu adam, dilencinin kemanını çalmaya başlıyor ve sokağın öbür ucuna doğru yavaş,yavaş yürüyorlar.  Bir pencere açılıyor 1 sterlin atılıyor, derken; biri, biri daha! Adam kemanı çaldıkça  sokağa para yağıyor. Öbür uca vardıklarında Dilencinin gözleri fal taşı gibi açılmış bir şekilde paltolu adama dönüyor..

-Bayım, bayım burada tam tamına 1200 sterlin var.İkimize de  yeter!

Uzun paltolu adam;

-Hepsi senin onların, koy cebine. Diyerek kemanı dilenciye verip oradan uzaklaşırken dilenci arkasından seslenir;

-Bayım adınızı söylemediniz. Lütfen adınızı bağışlar mısınız efendim!

Uzun paltolu adam döner, dilenciye bakar ve gülümser..

-Adım Paganini diyerek uzaklaşır.

Yer İstanbul, Bakırköy Metro istasyonu. Yine soğuk bir kış günü. Yere serilmiş gazetenin üstünde kağıt mendilleri satmaya çalışıyor. Bir yandan da keman çalıyor. Keman oldukça eski, 100.- TL ver, elinde kalsın. Eserde öyle; Muhlis Sabahattin beyin Nihavent eseri.          Hatırla ey peri.                                                                                                              Metrodan inen önce kemancının  başına üşüşüyor, dakikalarca seyrediyorlar. Birileri gelip birileri gidiyor başındakiler eksilmiyor. Kemanın sesini duyan oraya doğru yöneliyor. Kemancının başında en az yirmi kişi var. Bekledim, uzunca bir süre bekledim ve insanların azaldığı bir anda  sordum. Saat 17.00 idi ve sabah 08,30 dan itibaren buradaymış “Baba, ne kazandın söyleyebilir misin? Dediğimde; mendile sarılı paraları bana uzattı “Say bakalım ne kadar olmuş” dedi. Evet, paraları saydığımda dondum kaldım. Sadece 9,5 lirası vardı.

Orada  kemancıyı seyreden insanları düşündüm! Dakikalarca seyrettiler. İşe geç kalma hak getire peki, para veriyorlar mıydı ? işte, hesap yukarıda.

Kemancı kim mi? Eski üstatlardan biriydi,  Kim bilir  kimlerin arkasında Keman çaldı  kaç bin tane eseri hafızasında taşıyordur.  O da hayatın ne kadarını fark etti acaba?

İşte; dostlar bu üç hikaye, Sevgili Belma’nın  cümlesinden çıktı? Ne diyordu arkadaşımız.

Hayatın farkında olmak ayrıcalıktır. 1. hikaye, kendisinin  kaleme aldığı hikayedir, hayatın ta kendisi. (Lütfen Köşesinde okumanızı tavsiye edeceğim.) 2. hikaye Farkında olmanın, farkına varmanın  hikayesidir. 3. Hikaye, ayrıcalığın hikayesidir. Metroda herkes onu fark ediyor ve durup dakikalarca onu dinliyorlardı. Yalnız küçük bir ayrıcalık vardı. Ne kemanı? Ne kemancıyı? Ne eseri? Ne de Metronun dışındaki hayatı sorguluyorlardı. Sadece bakıyorlardı, yanındaki gibi bir yanındaki, öbür yanındaki gibi, onlar hep bakıyorlar!!!     Farkında olmadan, sorgulamadan  bakıyorlar. Ama burası Türkiye  işte! Ayrıcalıklıdır benim memleketim.

HAFTANIN ŞİİRİ

İnsan;

Kendisinin, hayatın ve olayların gidişatının farkında olmalı.

Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmeli bazen...

Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.

Anne karnına sığarken, dünyaya neden sığmadığını

Ve en sonunda bir metrekarelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.

Şu çok görünen dünyanın, ahirete nasiple anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.

Henüz bebekken "dünya benim!..." dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu,

Ölürken de aynı avuçların "her şeyi bırakıp gidiyorum işte!"dercesine apaçık kaldığını fark etmeli...

Ve kefenin cebinin olmadığını fark etmeli.

Baskın yeteneğini fark etmeli sonra,

Azrail’in her an sürpriz yapabileceğini,

Nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan.

Ve ölmeden evvel ölebilmeli.

Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte

Ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli.

Eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en güzeli) olduğunu fark etmeli ve ona göre yaşamalı        Gülün hemen dibindeki dikeni, dikenin hemen yanı başındaki gülü fark edebilmeli.

Evinde 4 köpek 2 kedi beslediği halde çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını fark etmeli.

"Seni çook seviyorum!" demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü fark etmeli.

Dolabında asılı 25 gömleğin sadece üçünü giydiğini,

Ama arka sokaktaki komşusunun  o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli.

Zenginliğin ve bereketin; sofradayken, önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli...

Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını

60–70 yıl sonra sigara yüzünden Azraile soba borusu gibi teslim etmenin

Emanete hıyanet sayılacağını fark etmeli.

FARKETMELİ...

Ömür dediğin 3 gündür.

Dün geldi geçti, yarın meçhuldür,

O halde ömür dediğin 1 gündür

O DA BUGÜNDÜR........

Can yücelBu arada, 03,06,1963 tarihi büyük usta Nazım HİKMET’in  ölümünün 46. yıl dönümünün tarihidir. Bakalım Hayatla ilintili olarak ustamız ne demiş;

Vasiyet

Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,

ölürsem kurtuluştan önce yani,

alıp götürün

Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni.

Hasan beyin vurdurduğu

ırgat Osman yatsın bir yanımda

ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp

kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda.

Traktörlerle türküler geçsin alt başından mezarlığın,

seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,

tarlalar orta malı, kanallarda su,

ne kuraklık, ne candarma korkusu.

Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,

toprağın altında yatar upuzun,

çürür kara dallar gibi ölüler,

toprağın altında sağır, kör, dilsiz.

Ama bu türküleri söylemişim ben

daha onlar düzülmeden,

duymuşum yanık benzin kokusunu

traktörlerin resmi bile çizilmeden.

Benim sessiz komşulara gelince,

şehit Ayşe'yle ırgat Osman

çektiler büyük hasreti sağlıklarında

belki de farkında bile olmadan.

Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,

- öyle gibi de görünüyor -

Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni

ve de uyarına gelirse,

tepemde bir de çınar olursa

taş maş da istemez hani...

27,Nisan.1953

Bir tanem!

Son mektubunda:

'Başım sızlıyor yüreğim sersem! ' diyorsun.

'Seni asarlarsa seni kaybedersem;

diyorsun;

'yaşıyamam! '

Yaşarsın karıcığım,

kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda; yaşarsın kalbimin

kızıl saçlı bacısı

en fazla bir yıl sürer

yirminci asırlılarda

ölüm acısı.

Ölüm

bir ipte sallanan bir ölü.

Bu ölüme bir türlü

razı olmuyor gönlüm.

Fakat

emin ol ki sevgilim;

zavallı bir çingenenin

kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli

geçirecekse eğer

ipi boğazıma,

mavi gözlerimde korkuyu görmek için

boşuna bakacaklar

Nazıma!

Ben,

alaca karanlığında son sabahımın

dostlarımı ve seni göreceğiz,

ve yalnız

yarı kalmış bir şarkının acısını

toprağa götüreceğim...

Karım benim!

İyi yürekli

altın renkli,

gözleri baldan tatlı arım benim:

ne diye yazdım sana

istendiğini idamımın,

daha dava ilk adımında

ve bir şalgam gibi koparmıyorlar

kellesini adamın.

Haydi, bunlara boş ver.

Bunlar uzak bir ihtimal.

Paran varsa eğer

bana fanila bir don al,

tuttu bacağımın siyatik ağrısı

Ve unutma ki

daima iyi şeyler düşünmeli

bir mahpusun karısı.

11–11–1933

Bursa

Hapishanesi

Nazım Hikmet

Bu Yazıyı Paylaşın:
Lütfü Ertürk
Lütfü Ertürk

Lütfü Ertürk Köşe Yazıları ve Makaleleri

Yazarın Tüm Yazıları »
YORUMLAR
0

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

BU YAZIYA YORUM YAP
E-posta adresiniz sitede yayınlanmayacaktır.
Lütfü Ertürk Tarafından Yazılan Diğer Makaleler
SON DAKİKA Haber Bildirimleri

Silivri ve Trakya'dan sıcak gelişmeleri, flaş haberleri ve köşe yazılarını tarayıcınız kapalıyken bile anında bildirim olarak alın.

* Abone olduğunuzda güncel gelişmeler anında iletilir.

Bildirimleriniz aktif! Silivri ve bölgeden son dakika haberleri ve flaş gelişmeler tarayıcınıza anında ulaştırılıyor.

* Cihazınızda bildirimlerin çalıştığını alttaki test butonuyla deneyebilirsiniz.

Tarayıcınızda bu site için bildirimler engellenmiş.

Bildirimleri alabilmek için adres çubuğunuzun solundaki kilit (🔒) veya site ayarları simgesine tıklayıp Bildirimler seçeneğini İzin Ver olarak güncelleyebilirsiniz.
Haberci Karga AI ASİSTAN
Canlı & Dinliyor
Gaaak! Merhaba! Silivri Haber Hattı'na hoş geldin! 🦅🎙️
Günün taze manşetleri, Silivri anlık hava durumu, döviz kurları, av sezonu ve okullar hakkında ne istersen bana sorabilirsin!
GAK!
PRESS