---
title: "Hayat ve Sanat"
author: "Gül Candemir"
url: "http://www.silivrihaberhatti.com/kose-yazisi/hayat-ve-sanat"
date: "2026-10-25T18:44:00+03:00"
category: "Köşe Yazıları"
description: "Ne olurdu sanki, hayatı sanat gibi yaşasaydık!.."
---

# Hayat ve Sanat

> **Yazar:** Gül Candemir | **Tarih:** 25.10.2026 | **Kaynak:** [Silivri Haber Hattı](http://www.silivrihaberhatti.com/kose-yazisi/hayat-ve-sanat)

**Ne olurdu sanki, hayatı sanat gibi yaşasaydık!..**

Ne olurdu hayatı sanat gibi yaşasak?


Her duygu bir tablo olurdu.


Şiir olurdu.


Roman olurdu.


Tiyatro, sinema olurdu.


En iyi dostun olurdu kendi yazdığın kitap.


Adı Yaşamak olurdu.


Tüm insanlar sanatçı olurdu. Kibar, anlayışlı, umutlu bakarlardı dünyaya. Kibirden elbiseleri, açgözlü sivri dişleri, haramdan şişmiş mideleri, egolarından kasılmış omuzları, hırstan, hasetten asılmış suratları olmazdı.


Kendi hayatları olurdu her şeyden önce.


Kendi sözleriyle konuşur, kendi gözleriyle bakarlardı, kendi pencerelerinden.


Takma akıllar iliştirmezlerdi, kesip attıkları saçlarına.


Adil olurlardı. Kendilerine yapılmasını istemedikleri hiçbir şeyi başkalarına da yapmazlar, yapılmasına da karşı çıkarlardı.


Böylelikle çatışmalar, savaşlar çıkmazdı.


Tablosu güzel görünsün istediğinden bahçesini temiz tutardı. Kirlenmezdi dünya.


Şiirlerinde umut olurdu.


Umut bulaşıcı.


Kime dokunsa rengini değiştirir, siyahı bile eflatuna boyardı.


Bir film şeridi hayatlarımız. Tiyatro sahnesindeki dekorlar gibi değişip duran gündelik telaşlarımız.


Aslında her şey olması gerektiği gibi.


Hayat bir sahne. Başrolünde biz varız.


Muhteşem bir senaryo.


Doğum gibi bir mucizeyle başlayan hayatlarımız, ölüm denen bir sıradanlıkla son bulacak.


Çocukluğunu düşün.


Bir kelebeğin peşinden koşarkenki mutluluğunu kaç liraya değişirdin?


Âşık olduğun zamanları, bir insanın yüzündeki mutluluğun sebebi olmanın bir fiyatı var mı?


Etrafında birkaç dost toplayabilmenin keyfi neyle ölçülür?


Kayıpları say, gitsin tecrübeden.


Hayata veda edenleri tanımış olduğuna şükret. Onlar kayıp değil, en güzel eserinin cümleleri olsun kendi kaleminin ucunda.


Özlemek çok mu acı veriyor?


Bir de şöyle düşün.


Ya özlemeye sebep olanı hiç tanımamış olsaydın?


Özlemek de sevdaya dâhil değil mi?


Ya o sevgiyi hiç yaşamamış olsaydın?


Şimdi…


Gözlerini kapat, sevgili dostum.


Evinin duvarlarına as bütün anılarını. Donat kendi tablolarınla.


Şiirlerine umuttan öpücükler kondur.


Şarkını en yüksek tondan söyle.


İster isyan et, ister gün yüzü görmemiş küfürler ekle, istersen bırak çalsın dokuz sekiz.


Her güne bir şarkı. Çekinme, söyle.


Acı da olsa yaşadıkların, kitabındaki her hikâyenin sonunu güzel bitir.


Unutma.


O kitabı senden sonra da okuyacaklar var.


Hadi, sahne senin.


Ömür denen bu mucize senin eserin.
