Esra SELİMOĞLU
esra.selimoglu@silivrihaberhatti.com
: 31 May 2020 - 20:55 2804 okunma

SEKİZ YÜZ ELLİ YEDİ

“O ne mutlu, mübarek bir kuluymuş Allah’ın!

Belde-i Tayyibe’yi feth eden padişahın……..”

Diyordu Nazım Hikmet..Çok az insanın bildiği İstanbul’un Fethini anlatan “SEKİZ YÜZ ELLİ YEDİ” şiirinde….

Şiirde geçen Belde-i Tayyibe ifadesi özellikle 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı sonrası “İSTANBUL” yerine kullanılıyordu.

Büyük Fetih….Bir çağı değiştiren…Hicri takvimle 857.

II. Mehmet,

Fatih Sultan Mehmet Han.

Bir çağı kapatıp, yeni bir çağ açan…

İstanbul’u fethederek, 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu’nu sona erdiren,

“Ebû’l-Feth” Fethin babası, “Kayser-i Rûm” Çağ açan hükümdar,

21 Yaşında bir komutan.

Bilgili ve donanımlı bir lider olmasının yanı sıra katıldığı bir çok kuşatma ve seferde bunu ispatlayan, gemileri karadan yürüterek hırsını azmini ve kararlılığını tüm dünyaya gösteren eşsiz bir askeri deha. Daha önceden bilinen ancak fonksiyonel olarak kullanılamayan havan toplarını tarihte ilk defa maksadına uygun olarak kullanarak, görünmeyen hedefleri vurmada bir ilki gerçekleştiren, ateşli silahlar, balistik, geometri ve matematik gibi ilimlerde çığır açarak ordusunu devrin en etkili konvansiyonel silahlarıyla donatmış, kendi topunu kendisi tasarlamış aynı zamanda bir mühendis.

Ülkesinde ki ilim adamları sayısının arttırılmasına ciddi manada önem veren, çevre ülkelerden ilim adamlarını, “Semerkant Rasathanesi müdürlerinden matematikçi ve astronom Ali Kuşçu’yu” ülkesine davet eden, onları teşvik eden ve o zamana kadar görülmemiş maddi ve manevi şekilde taltif eden, İslam dünyasındaki ilim adamlarını ve yazılmış eserleri bir yandan toplarken diğer yandan Bizans ve daha önceki medeniyetlere ait olan eserleri Arapça ve Türkçe’ye tercüme ettirerek kendi medeniyetine kazandıran bir bilim ve sanat aşığı.

Ayrıca gayrimüslim ilim adamlarını etrafında tutarak onların da bilgisinden istifade etme gayreti içinde olan, Arapça, Farsça, Yunanca, Latince, İbranice, Slavca ve İtalyanca dillerini bilen ve bu diller üzerinde çalışmalar yapıp kitaplar okuyan bir entelektüel.

Osmanlı İmparatorluğunun tartışmasız en başarılı padişahı olan Fatih Sultan Mehmet Han.

Bir devlet adamı, komutan, yasa koyucu ve şehir imarcısı.

Annesi; Sırp Kralı Guraç Brankoviç’in kızı Sultan Mara Despina… Topkapı Sarayı içinde bulunan Aya İrini kilisesini annesi için camiye çevirtmeyen naif ruhlu bir hükümdar.. Selanik’te bulunan Küçük Ayasofya Manastırını annesine hediye eden, başta Balkanlar olmak üzere tüm imparatorluk sınırlarında İslam-Hristiyanlık çekişmesi yerine iki ayrı dine ait halkın barış içinde yaşamasını hedefleyen, çeşitli din ve ırktan milletlerin ve etnik grupların hiçbir zaman dilini ve dinini değiştirmeye teşebbüs etmeyen bu grupların imparatorluk sınırları içinde altı asır varlıklarını sürdürmesini sağlayan dinler arası hoşgörünün mimarı.

Bosnalı Fransiskenler için bir fermanla vermiş olduğu emir, bu hoşgörünün en büyük kanıtıdır.

Ben Fatih Sultan Han, bütün dünyaya ilan ediyorum ki; kendilerine bu padişah fermanı verilen Bosnalı Fransiskenler himayem altındadır ve emrediyorum:

Hiç kimse ne bu adı geçen insanları ne de onların kiliselerini rahatsız etmesin ve zarar vermesin. İmparatorluğumda huzur içinde yaşasınlar ve bu göçmen durumuna düşen insanlar özgür ve güven içersinde yaşasınlar. Devletimdeki tüm memleketlere dönüp korkusuzca kendi manastırlarına yerleşsinler. Ne padişahlık eşrafından, ne vezirlerden veya memurlardan, ne hizmetkârlarımdan, ne de ülkemin vatandaşlarından hiç kimse bu insanların onurunu kırmayacak ve onlara zarar vermeyecektir. Hiç kimse bu insanların hayatlarına, mallarına ve kiliselerine saldırmasın, hor görmesin veya tehlikeye atmasın. Hatta bu insanlar başka ülkelerden devletime birisini getirirse onlar da aynı haklara sahiptir. Bu padişah fermanını ilan ederek burada, yerlerin göklerin Yaratıcısı ve Efendisi Allah, Allah’ın Elçisi Aziz Peygamberimiz Muhammed ve yüz yirmi dört bin peygamber ile kuşandığım kılıç adına yemin ediyorum ki; emrime uyarak bana sadık kaldıkları sürece tebaamdan hiç kimse bu fermandan yazılanların aksini yapmayacaktır.”

Bu yıl fethinin beş yüz altmış yedinci yılı kutlanan İstanbul’un Fatih’i, Fatih Sultan Mehmet Han, asırlar önce ve o dönemin şartlarına göre işte böyle demiştir.

Fatih’i…. Fatih’in torunları olarak anmak ve anlamak, bu bakış açısı ve hissiyatla yapılabilirse bir önem ve mana kazanabilecektir. Oysa ki Fransiskenlere asırlar öncesi gösterilen tevazunun mumla arandığı günümüzde konunun içselleştirilebilmesi tabi ki mümkün olmamaktadır. İnsan haklarına, farklılıklarına, saygıyla tutarlı olarak hoşgörü uygulaması, inançların terk edilmesi ve zayıflatılması anlamına gelmez.

Hoşgörü; düşünceleri, değerleri, inançları doğal olarak farklı olan insanların barış içinde ve oldukları gibi yaşama haklarına sahip oldukları gerçeğini kabul etmek demektir.

Demokrasi beşiği olan bu topraklarda, “benim gibi düşündüğün, benim düşüncelerimi savunduğun ve aksi bir ses çıkarmadığın sürece sorun yok”  anlayışı benimsendiği takdirde nice Fatih’lerin yetiştirilemeyeceği aşikârdır.

Sevgi ile kalın.



loading_image

YASAL UYARI:Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları Yazara aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazı sadece Silivri Haber Hatti tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir

GÖSTERİLEN YORUMLAR (8)
İNCİ BİLGİN
Çok güzel anlatmışsınız ESRA hnm.Kaleminize sağlık.TEBRİKLER....
4 June 2020 - 08:47
Asuman
Tebrik ederim kaleminize sağlık
1 June 2020 - 16:19
Fahrettin
Tarihimizi okculuk zannedenler okusun
1 June 2020 - 16:12
Tuba GÖNÜL
Çok güzel bir yazı , teşekkür ederiz Esra hanım.
1 June 2020 - 15:24
Mustafa Sevinç
Tebrik ederim.. Tek nefeste okunabilen bu yazınızda ciddi fetihler yaptığınız gerçeğini söylemek isterim..Sevgiyle kalın..
1 June 2020 - 09:19
Özkan Mengü
Güzel açıklayıcı bir yazı olmuş, elinize sağlık
1 June 2020 - 03:46
Dilek Akkaya
Kaleminize sağlık ne de güzel anlatmışsınız
31 May 2020 - 22:09
Ebru Atlıtürk
Devamında , böyle bir padişahı görememiş imparatorluk ne yazık.Kaleminize sağlık.
31 May 2020 - 21:42
Yazarın Diğer Yaziları
SEKİZ YÜZ ELLİ YEDİ 5/31/2020 8:55:42 PM 2804 defa okundu.
SON SÖZÜN NEDİR? 2/14/2019 10:29:48 PM 2581 defa okundu.
TAASSUP 9/20/2018 8:05:49 PM 2257 defa okundu.
DENİZ BİTTİ. KARA GÖRÜNDÜ. 11/22/2016 1:20:22 AM 2723 defa okundu.
FAZLA SÖZE GEREK YOK 10/11/2015 5:50:13 AM 1938 defa okundu.
SESLERİMİZİ KAYBETMEYELİM 4/28/2015 2:25:08 PM 1679 defa okundu.
YÜZSÜZ 4/16/2015 11:17:20 AM 4394 defa okundu.
OLMAK YA DA OLMAMAK 3/7/2015 1:19:41 PM 2038 defa okundu.
İYİ, KÖTÜ ve ÇİRKİN 1/28/2015 12:55:14 AM 2985 defa okundu.
YAVŞAK BÜYÜR BİT OLUR, ENİK BÜYÜR İT OLUR! 1/6/2015 8:58:55 AM 5300 defa okundu.
ÇOK DA TIN! ÇOK DA FİLARMONİ! 12/25/2014 12:07:33 AM 5985 defa okundu.
AT SİNEĞİ 12/2/2014 10:03:01 AM 3262 defa okundu.
TİLKİ TİLKİ SAATİN KAÇ? 11/7/2014 2:30:44 PM 2766 defa okundu.
SÖYLESEM TESİRİ YOK, SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL ! 10/2/2014 9:18:16 PM 2940 defa okundu.
Zafer Kazandığını Zannedenlere 8/24/2014 2:07:51 AM 4673 defa okundu.
KABAK 8/4/2014 8:11:36 AM 5702 defa okundu.
KAPILAR 6/15/2014 3:41:47 AM 3375 defa okundu.
(1) Yeter 4/30/2014 12:09:23 PM 3032 defa okundu.
AGÂH OLMAK 3/21/2014 10:34:03 PM 3378 defa okundu.
SARI ÖKÜZ 2/25/2014 10:19:47 AM 4285 defa okundu.
Eyvah, Eyvah 4 2/7/2014 11:01:57 AM 5930 defa okundu.
Son akşam yemeği 1/29/2014 2:01:39 PM 2822 defa okundu.
Marangoz Hatası. 1/21/2014 10:04:06 PM 3675 defa okundu.
Güzel Bir Başlangıç 1/15/2014 4:35:37 AM 3273 defa okundu.

© Silivri Haber Hattı Tüm Sakları Saklıdır. 2014